İDDEF Arakanlı müslümanlara çadır kent kuruyor

İDDEF Bangladeş’e sığınan Arakanlı Müslümanlar için toplanan yardımları ulaştırarak bölgede kalıcı projeler için incelemelerde bulundu.

Myanmar ordusunun fanatik budistlerle birlikte Arakanlı Müslümanlara baz alinarak saldırıları 25 Ağustos’tan beri ayni ritimde devam ediyor.

SAYILARI 500 BİNİ GEÇTİ

Olayların başlamasıyla Nef nehrini geçerek Bangladeş Cox’s Bazar’daki sığınmacı kamplarasığınan Müslümanların sayısı 500 bini geçti. alanda rastgele kurulan ve yoksun koşullardaki kamplara yenimültecilerin gelmesiyle, beşeri krizi katlayan durum karşısında, İDDEF (İnsana kıymet Veren Dernekler Federasyonu) de “ARAKAN amaciyla SEN DE DESTEK OL” sloganıyla aciliyetli yardım kampanyası başlattı.

Hala süre gelen kampanya süresince tek araya toplanan nakdi yardımlar, eş yardım olarak Arakan’a giden İDDEF görevlileri tarafından dağıtıldı.

1100 AİLEYE ACİL GIDA YARDIMI

Birleşmiş Milletler tarafından en çok işkence gören dini azınlıklardan biri onay edilen ve insan sağlığını tehdit eden koşullardaki kamplarda yasama tutunmaya çalışan Arakanlı bin 100 aileye tek hafta yetecek şekilde hazırlanan kumanya paketleri dağıtıldı.

Kamplara sığınan Müslümanlar ziyaret edilerek incelemelerde bulunuldu.

İDDEF Arakanlı müslümanlara çadır kent kuruyor

BANGLADEŞ İÇİŞLERİ BAKANIYLA devamlı ÇÖZÜM GÖRÜŞMESİ YAPILDI

Acil besin yardımının kalıcı tek çözüm olmadığını belirten İDDEF İcra heyeti Başkanı Mehmet Turan, Bangladeş İçişleri Bakanı Asaduzzaman Khan ile görüşerek kalıcı çözümler amaciyla istişarelerde bulunduklarınısöyledi. Bangladeş’e sığınan 250 bin çocuğun eğitimden yoksun kaldıklarında aşırıcı grupların hedefindeolduğunun altını çizen Turan, Bangladeş’teki Arakanlı Müslümanlar amaciyla eğitim odaklı kalıcı tek çözümgeliştireceklerini ifade etti.

1000 AİLENİN KALACAĞI ÇADIR kent KURULACAK

250 senedir baskı ve şiddet altında yaşayan Rohingya Müslümanları değişik tarihlerde defaatle katliama uğradılar, evlerini ve topraklarını terkederek Bangladeş ve Pakistan olmak üzere komşu ülkelere sığındılar.

Olayların tekrar alevlendiği nihayet tek aydır tek araya toplanan yardımları bölgeye ulaştıran İDDEF, yetkililerle yapılan müzakereler neticesi evvel etapta 1000 aileye baz alinarak tek çadır kent inşa etme kararı aldı.

İDDEF Arakanlı müslümanlara çadır kent kuruyor

Elektrik ihtiyacının güneş enerjisiyle sağlanacağı, 1000 aileye baz alinarak yapılan çadır kent içinde çocukların eğitimi amaciyla kız ve bay medresesi, tek cami, dört mescit, su ihtiyacının karşılanacağı surat yirmi beş su kuyusu, iki surat elli hela ve banyo, sağlık ocağı, aşevi ve gelen erzakların muhafaza edileceği tek depo yer alacak.

Faaliyet gösterdikleri 33 ülkede eğitim odaklı çalıştıklarını belirten dernek yetkilileri, çadır kent içinde açılacak kız ve bay medresesinde ehl-i sünnet çizgisinde İslami eğitim verileceğini söyledi. İkinci etapta on bin aile kapasiteye çıkarılacak çadır kent projesi Bangladeş’in en tesirli sivil cemiyet kuruluşlarından Cemiyetu’l Ulema ile birlikte yapılıyor.

ARAKANLI MÜSLÜMANLAR DESTEKLERİNİZİ BEKLİYOR

Arakan amaciyla başlatılan kampanyaya www.iddef.org adresinden, 0212 621 00 65 numaralı çağrı merkezini arayarak veyahut ARAKAN yazıp 1373’e gönderilerek katkıda bulunabileceği belirtildi.

İDDEF Arakanlı müslümanlara çadır kent kuruyor

İDDEF Arakanlı müslümanlara çadır kent kuruyor

.fr{ float:right; } .vidyorum{ padding-top:0px; margin-top:-20px; font-size:10px; font-weight: normal; } .testimonial-content{ padding:6px 10px 6px 10px; } .yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; } .testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; } .vybaslik{ color: #3f5fbf; font-weight: bold; }

Arakan zulmünün kanlı tarihi

Günümüzde zulme uğrayarak yurtlarını terk etmeye zorlanan Arakanlılar için zulüm tarihe dayanıyor. Bölge halkı için zorluk 1784 yılında Arakan İslam Devletinin yıkılıp çoğunluğa sahip olan Burmalı Budistlerin Müslümanları ezmesiyle başladı.

Hicri 1. Asırda Peygamber Efendimiz’in sahabelerinden Vakkas Bin Malik ve arkadaşlarının evvel kez ayak bastığı Arakan bölgesi kısa müddette İslamiyet’i onay etti. Müslümanlığı onay eden Arakanlılar tarih süresince Bir hayli katliama maruz kaldı. 50 milyon nüfusu bulunan Burma’nın (Myanmar) yüzde 15’ini Müslümanlar oluşturmaktadır. art var olan nüfusun hatri sayilir büyüklükte tek çoğunluğu Budisttir. Müslümanların hatri sayilir büyüklükte çoğunluğu, ülkenin Arakan isimli kisminda yaşıyor.

ARAKANLILAR İSLAMİYET İLE ne türlü ŞEREFLENDİ?

İslamiyet’in ülkeye girişi evvel kez Hicri 1. asırda Müslüman tüccarlar aracılığıyla oldu. Peygamber Efendimiz’in sahabelerinden Vakkas bin Malik (radıyallahü anh) ve tek grup arkadaşı bu ülkeye evvel ayak basan Müslümanlardır. Hicrî 2. asırda Müslüman tacirlere ait tek gemi Arakan’a yakın Bengal Körfez’inde batınca, gemideki yüzlerce Müslüman karaya çıkmış ve tek dahada ülkelerine dönmemişlerdir. Arakan’a yerleşen bu Müslümanlar, İslamiyet’in bu alanda dağılmasına hatri sayilir büyüklükte katkı sağlamışlardır.

VE ARAKAN İSLAM DEVLETİ…

13. yüzyıla gelindiğinde Arakan Halkı Tamamiyle Müslümanlaştı ve 1430 seneninde Arakan İslam Devleti kuruldu. Arakan İslam Devleti’nin evvel sultanı ise Süleyman Şah’dır. Arakan İslam Devleti 1784 seneye civarindan bölgeye hükmetti. Bu dönemde Arakan tek ticaret ve bilim merkezi oldu. Portekizliler, Hollandalılar uzunca yıllar Arakan ile ticaret yaptılar ve Arakan, ahenk gösteren ücret olarak kuvvetli tek vaziyete geldi.

İNGİLİZLER ORTADOĞU’DA OYNADIĞI OYUNU ARAKAN’DA SAHNELEDİ

Burma Sultanlığı, Arakan İslam Devleti’ni yıksa da bölgeye net hâkim olamadı. 19. Yüzyılda Arakan’ı işgal eden tertemiz sömürgeci güç İngiltere’ydi. Arakan’ı iliklerine civarindan sömüren ve Arakanlı Müslümanları yeralti maden ocaklarında zorlukla köle olarak çalıştıran İngilizler, 1948 seneninde bölgeden ayrılırken, Arakan’ı Burma Sultanlığı’na bıraktı.

BUDİSTLER MÜSLÜMANLARI EZMEYE BAŞLADI

İngiltere, Ortadoğu’da oynadığı oyunun aynısını bu sefer Asya’da oynadı. 1784 seneninde Müslümanların siyasi iktidarı kaybetmelerinden derhal ardindan Burmalı Budistler, uyguladıkları politikalarla İslamiyet’e saldırmaya ve Müslümanları katletmeye başladı. Ülkedeki Müslümanlar, 1938 seneninde kısmi tek bağımsızlık elde etmiş olsalar da iktidarı ele geçiren cunta, Müslümanlara hatri sayilir büyüklükte eziyetlerde bulundu.

İSLAM DEVLETİ YIKILDI, ZULÜM BAŞLADI

Arakan Halkı, İslam Devleti’nin yıkılmasının derhal peşinden Budistler tarafından devamlı olarak inanç değiştirmeye zorlandı. ama Arakanlı Müslümanlar her ne pahasına olursa olsun dinlerini terk etmediler. Bunun üstüne Burmalı Budistler, askerlerden aldıkları destekle Arakanlı Müslümanlara baz alinarak hatri sayilir büyüklükte tek katliam başlattı.

150 BİN ARAKANLI MÜSLÜMAN KATLEDİLDİ

28 Mart 1942 seneninde evvel olarak Minbya şehrine bağlı Çanbilli Köyünde başlayan, dahada ardindan da bütün Arakan’a dağılan bu katliamda asgari 150 bin Arakanlı Müslümanın öldüğü olasılık ediliyor. Bu tarihi katliam esnasında surat binlerce Arakanlı, vatanını terk ederek komşu ülkelere sığındı.

SOSYALİST PARTİ 20 BİN MÜSLÜMAN KATLETTİ

Burma, 1948 seneninde İngiliz yönetiminin bitmesiyle bağımsızlığını kazandı. 1962 seneninde askeri darbeyle iktidara gelen komünist General Ne Win, devletin bütün imkânlarını Müslümanları yok etmek amaciyla seferber etti. Hazırlanan “Burma Sosyalist Parti Programı”nda, her biçimde yollar kullanılarak Müslümanların dinlerinden uzaklaştırılması hedefleniyordu.

1962’DEN ardindan ZULÜM ARTTI, YÜZLERCE MÜSLÜMAN anne adayi TACİZE UĞRADI

İnsan hakları kuruluşlarının vermiş oldukları raporlara göre, 1962-1984 yılları arasında 20 bin Arakan Müslümanı katledildi. yüzlerce kadına taciz edildi ve Müslümanların bütün esya varlıklarına el konuldu. Devlet, İslamiyet ile alakalı yalan ve iftiraya dayalı propaganda faaliyetlerine başladı. 1978 yılının baharında, 200 bin Müslüman dahada Bangladeş’e hicret etmek zorunda kaldı.

200 BİN ARAKANLI BANGLADEŞ’E SIĞINDI

1990’lardan ardindan Müslümanlar tekrar hatri sayilir büyüklükte tek kıyıma uğramış ve tekrar 200 bin Arakanlı, 1992 seneninde Bangladeş’e sığınmak zorunda kalmıştır. Çok fakir tek İslam ülkesi var olan Bangladeş, Burmalı mültecileri topraklarında ağırlamakta, ama yiyecek ve barınma ile alakalı yardım etmekte çok zorlanmaktadır.

GÜNÜMÜZDEKİ BUDİST VAHŞETİ

Bağımsız medya kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre; Budist çeteler, cinayet, toplu tutuklama, tecavüz ve işkence ile Müslüman halka zulm ediyor. Ayrıca, ekonomi olarak Bir hayli ambargoyla karşılaşan Arakan Müslümanları’nın, haneleri ve işyerleri ateşe veriliyor. Gençler, keyfi tutuklamalar sebebinden yaşadıkları yerlerden kaçıyor. Budist çeteler, Müslümanlara ait var olan ev, cami, işyeri ve araçları kundaklamaya ayni ritimde devam ediyor. 2012-2013 arasında Myanmar’da, çoğu Müslüman 250 kişinin ölümüne neden var olan şiddet olayları yüzünden, takriben 140 bin kişi hicret etmek vaziyetinde kaldı. Budist çetelerin kontrolünde yaşanan bu olaylara ülkemiz dışındaki ülkelerin hatri sayilir büyüklükte bölümü Suskun kaldı.

ZULÜM 2017 YILINDA DA ayni ritimde devam EDİYOR

Arakan’da katliam bu erken de ayni ritimde devam ediyor. Budistler 2017 yılında, tekrar dünyanın gözleri önünde üç bin Müslümanı katletti, on binlercesi topraklarından sürüldü. Geçmileri zulüm ve işkencelerle dolu Burma Müslümanları, Müslüman kardeşlerinden istikbal yardıma muhtaç şekilde eziyete maruz kalıyor. Müslümanların tekrar refaha ve huzura kavuşması amaciyla tek vakit önce, Arakan’da akan kanı durdurucak somut adımlar atılmalıdır.

MYNMAR’DAKİ TÜRK ŞEHİTLİĞİNİN HAZİN HİKAYESİ

Bu dram dolu tarihi olay İngilizler’in Osmanlı askerini esir almasıyla başlıyor. İngilizlere esir düşerek İngiltere’nin tek sömürgesi var olan Burma’ya kazançlan 12 bin askerimiz yol, demiryolu, köprü ve suni göl yapımında işçi olarak çalıştırılmışlar. bu erken dahi Burma’yı baştanbaşa geçen iki anne hattan biri var olan başşehir Yangon ile Thayet arasındaki 300 millik (9 bin km) demiryolu, esir düşen Osmanlı askerleri tarafından yapılır. İnşaat biter ama salgın hastalıklara ve güç çalışma şartlarına dayanamayan iki bin asker hattın nihayet durağı Thayet kampında şehit düşer. Çalışmayı reddeden Bir hayli asker de şehit edilir. Geriye kalanlar ise ama Mondros Mütarekesi’nden ardindan ülkelerine art dönme fırsatı bulur. Rivayetlere göre askerlerin tek bölümü gemilere bindirilip gönderilirken, izdivaç edip arkada kalmayı seçenler de olur. Burma’da şehit var olan esirler amaciyla İngiliz hükümeti tek kabirlik yaptırır. kabir taşlarının üstündeki künye verileri bu erken hâlâ okunabilecek civarindan canlı durmaktadır. İsimleri İngiliz alfabesiyle yazılan şehitlikte Kerküklü Muhammed, 20 Ekim’de can veren Şaban benzeri Bir hayli asker yatmaktadır..

TÜRK ASKERLERİNİ ESİR KAMPLARINA GÖTÜRÜYORLAR

Gömü alanının yerini belirten, Türkçe ve Burmaca tek kitabe ile çoğu 1916 Mart ve Nisan tarihindeki kabir taşları bulunmaktadır. Şehitlik kitabesinin Türkçe (Latin harfleri ile) bölümünde bu erken güç okunabilen, “Birinci hayat Savaşı’nda Irak, Suriye, Filistin ve Arabistan cephelerinde Osmanlı ve İngiliz Orduları arasındaki çarpışmalar esnasında İngilizlere esir düşerek Burma’ya kazançlan ve burada vefat eden aziz Türk askerlerinin anısına” ifadesi yer almaktadır. O asama yöre halkının anlattığına göre esir Türk askerlerinin orada bulundukları süre içinde hiçbir şekilde disiplinini yitirmediğini, pejmurdeleşmediklerini, hepsinin çalışma dışındaki saatlerde türk mali halkın arasına girmek amaciyla birer takım elbise edindiğini hatırlıyor. Genelkurmay arşivlerinde de onların ulusal ugras esnasında aralarında topladıkları cüz’i yardımı  us almaz kanallar bularak Ankara’ya gönderdikleri bilgisi var.

Tayetmo’daki şehidlerimizin kabirleri iki sene öncesine civarindan fasulye tarlası olmuştu

DAMGALI MEKTUPLARDAN HABERDAR OLDULAR

Peki Osmanlı uzunca süre ses gelmeyen bu askerlerden nasıl haberdar oluyor? Murat Bardakçı yazdığı yazıda Osmanlının bu askerlerden gönderilen mektuplar vasıtası ile haberdar olduğunu ifade ediyor: “İstanbul, Basra’da İngilizler’e esir düşen birliklerimizin âkıbetinden haftalarca havadis alamadı ve askerlerin nerede oldukları ailelerine Burma’dan yollanan ve üzerinde “POW-Prisoner of War” yani“Savaş Esiri” damgası bulunan mektuplar sayesinde öğrenilebildi.

İngilizler, esir ettikleri askerlerimizi o vakit idareleri altında var olan Hindistan’ın vilâyeti yaptıkları Burma’ya götürmüş, isimleri haritalarda dahi nihayet bulmayan ve en büyüğü “Tayetmo” var olan “Meiktila”, “Munklon” ve “Şivebo” kamplarına koymuşlardı. Askerlerimizin çoğu Burma’nın alışık olmadıkları tropik iklimine ve salgınlara dayanamayarak vefat edince kampların tek köşesine defnedildiler. Sağ kalmayı başaranlar ise hanelerine ama 1918’de, Mondoros’taki o meş’um mütarekeyi imzalamamızdan ardindan dönebildiler ama orada can verip şehid olanların kabirleri kamplarda kaldı.”

Tayetmo Şehidliği’nin Türkçe ve mahalli dil ile yazılmış kitabesi

Türkiye, topraklarına 12 bin kilometre ötede ve en ırak mesafede bulunan Burma’daki esir kamplarına seneler ardindan kabir taşları ile birer kitabe diktirdi ama aradan geçen yıllar içinde taşların tek bölümü parçalandı, sağlam kalanlar oradaki tek camiin avlusuna atıldı, kemikler toprağın üstüne çıktı ve şehitlikler fasulye tarlası oldu.

Tayetmo’daki mezarlar tekrar seneler sonra, 2015’te, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı ile Millî müdafaa Bakanlığı’nın işbirliğinin neticesinde temizlendi, taşlar yenilendi ve tekrar şehitlik hâline getirildi.

Şehitlik evvel 1961 seneninde ayrım edildi

Myanmar’daki Osmanlı mezarlıkları ile alakalı evvel bilgi, 1961 seneninde tertemiz Delhi (Hindistan) Büyükelçiliği’nden geldi. O dönemdeki isimi “Birmanya” var olan ülkeyi ziyaret eden ülkemiz Büyükelçisi, Ankara’ya Thayet Myo ve Mekthla’da Türk askerlerine ait mezarlıklar bulunduğunu bildirdi. Myanmar halkının hatri sayilir büyüklükte çoğunluğu Budist. Ülkede az sayıda bulunan Müslümanların liderleri, 1982 seneninde Dakka Büyükelçiliği’ne Yalnızca Thayet Myo’da 800 civarindan Türk şehit mezarının olduğunu söylemiş. tertemiz Delhi Büyükelçiliği ise yıllar evvel uzunca uğraşlar neticesi Türk askerlerine ait olduğu netlik kazanmış 221 kabir taşı tespit etmiş. tekrar aynı büyükelçilik Mekthla’da 760 kabir bulunduğunu, ama İkinci hayat Savaşı esnasında İngiliz ve Japon askerleri arasındaki çatışmalarda kabirlerin çoğunun tahrip olduğu bilgilerine ulaşmış. Büyükelçilik, Shewoba’da 100, Aungban’da 18-20, Kyautse’deki Müslüman kabirliğinde ise Yusuf Efendi adli tek Türk subay şehidini belirlemiş.

Budistler’in saldırıları neticesinde şimdi derhal her vakit düzinelerle Müslüman’ın can verdiği Myanmar ile işte böylesine üzüntü hatıralara dayanan tek bağlantımız vardır…

Tayetmo Şehidliği TİKA’nın 2015’te tamamladığı restorasyondan sonraki hali

DENİZ FENERİ 11 YILDIR ARAKAN’DA İYİLİK PEŞİNDE

Yaklaşık 250 senedir Myanmar’ın batısındaki Arakan (Rakhine) eyaletinde baskı ve şiddet altında yaşayan Rohingya Müslümanları değişik tarihlerde defaatle katliama uğradı. 1942 seneninde Müslüman kadınlara tecavüz edip mızraktan geçiren Budist çeteler, 150.000 Arakanlı’yı katletti. eş olaylar dahada ardindan defaatle tekrarlandı. Budist saldırılar neticesi Haziran 2012’de tekrar binlerce Müslüman katledildi.

Ekim 2016’da başlayan askeri şiddet ve baskılar neticesinde takriben 100 bin insan yerlerinden edildi. 75 binden çok insan Bangladeş’in Cox’s Bazar kisminda bulunan ve dünyanın en perişan kampı denilen Kutupalong Kampı ve çevre bölgelerine yerleşmek zorunda kaldı. Yakılan köyler ve baskılar neticesinde takriben 30 bin insan Arakan içinde yerlerini değiştirmek zorunda kaldı. O tarihten bu yana yüzbinlerce Arakanlı yardıma muhtaç vaziyete geldi.

İşte tam da bunun benzeri tek dönemde Deniz Feneri Derneği 2006 yılından beri Başka bir deyişle tam 11 senedir Bangladeş’de bulunan Arakanlılara ait kamplarda mektep işletmesi, 500’e yakın su kuyusu, mescid açarak çeşitli beşeri yardımlarda bulunuştur.

Bu yardımlar arasında;

2006 Ramazan ayında 9,700 mülteciye besin yardımı ulaştırıldı.
2007´de yaşanan selde Bangladeş Rohingya Bölgesi’nde yaşayan 2500 sığınmacı aileye 20.000 Dolarlık besin yardımı yapıldı. Ramazan ayında 400 mağdur aileye 7.265 avro değerinde besin kolisi dağıtıldı.
2008 su baskın felaketinde Myanmar´a 25.000 Dolar yardım gönderildi.
Eğitim Yardımı
2010 seneninde Arakan´dan toplu olarak kaçmayı muvaffak olan tek inanç alimi ve talebelerine para yardım yapıldı.

Nakit Yardım

2008 selinde Myanmar´a 25.000 Dolar yardım gönderildi.
2012 seneninde Arakan´dan toplu olarak kaçmayı muvaffak olan tek inanç alimi ve talebelerine para yardım yapıldı.

Ramazan Organizasyonu
2012 seneninde toplu iftar organizasyonu gerçekleştirdi.

Kurban Kesim Organizasyonu
2009 (1.200 hisse), 2007 (1,190 hisse), 2009, 2010 (756 hisse), 2011, 2012 ve 2013 senelerinde kurban kesim ve dağıtımı gerçekleştirildi.

Adak, Akika, Şükür Kurban Kesim Organizasyonu
2011 seneninde 1.800 Arakanlı mülteciye battaniye dağıtıldı.
2012 seneninde adak, akika, şükür kurbanı kesimi ve dağıtımı gerçekleştirildi.
2012 seneninde , Jamuna, Meghna, Brahmanputra ve Ganges havzalarında aşırı yağmurlardan dolayı taşma hasebiyle mağdur var olan takriben 10.000 kişiye, aciliyetli besin yardımında bulunuldu.
2013 seneninde Ramazan organizasyonu gerçekleştirildi.

Diğer Yardımlar
Son dört senedir ise Arakan’ın içinde çeşitli yardım çalışmaları kurban ve ramazan bayramı dönemlerindeki çalışmalarımız başka senelerde olduğu benzeri ayni ritimde devam ediyor.

Evlerini terk ederek Bangladeş’e sığınan Arakan müslümanları dünyanın en perişan şartlarında sığınmacı kamplarında yasamda kalmaya çalışıyor.

Son olarak Arakan bölgesindeki çatışmalar 10 polisin öldürülmesiyle tekrar başladı. Polislerin ölümünden Rohingya Müslümanlarını sorumlu tutan Myanmar hükümeti ve çeteler, alanda insan avına çıktı. Binlerce kişinin öldüğü, on binlerce kişinin de işkence gördüğü katliamdan kaçan Rohingyalar ise sınırda Bangladeş polisi tarafından art çevriliyor.

Deniz Feneri Derneği yetkilileri yaptıkları izahta Arakanlı kardeşlerinin yanında olmaya ve her vakit bu mazlum halka beşeri yardım götürmeye ayni ritimde devam edeceklerini belirtti.

Erdoğan’dan ABD’ye Zafer Çağlayan Tepkisi: Bu İşlerin Arkasında Çok Pis Kokular Geliyor

ABD’de Zafer Çağlayan’a dava açılmasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu Türkiye’ye yönelik bir adım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda Kazakistan’a hareketi öncesi açıklamalarda bulundu. ABD’de yengi Çağlayan’a dava açılmasıyla alakalı suale cevap veren Erdoğan, “Eski ekonomi bakanımza baz alinarak atılan bu adımı bendeniz T.C. devletine baz alinarak tek adım olarak değerlendiriyorum. Bu işlerin arkasından çok kirli kokular geliyor.” diyerek reaksiyon gösterdi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

Kazakistan’la işbirliğimizin dahada da güçlendirilmesi ile alakalı neler yapabileceğimizi ele alacağız. Ziyaretimiz vesilesi ile çeşitli anlaşmalar imzalayacağız. İslam İşbirliği örgütü 1. bilim ve Teknoloji Zirvesi’ne de iştirak edeceğiz. hemide ikili münasebetlerimizi ayni vakitte da Suriye, Irak, Filistin, Myanmar başta olmak üzere mühim bölgesel gelişmeleri görüşeceğiz.

ARAKANLI MÜSLÜMANLARA YARDIM

Eşim ile Dışişleri Bakanımız, oğlum, Aile ve yasamsal siyasetler Bakanımız da Rohingyalı Müslümanları ziyaret ettiler. Yardımlarımızı gereksinim sahiplerine ulaştırıyoruz. Bir takım konularda netice almaya başladık. TİKA 1000 tonluk yardımın dağıtımını gerçekleştirdi. 10 bin tonluk yardımı planlıyoruz. eğer Bangladeş idaresi bize tek bölgeyi belirleme edebilirse orada çadır kamplar amaciyla deneyimimizi oraya aynen taşımak, dahada yaşanabilir çadır kampları kurmayı planlıyoruz.

Açıklamalara yabancı değiliz. Ne yazık ki 15 yıldır, bizi hep bu tür açıklamalarla oyaladılar. Aynı izahlar ayni ritimde devam ediyor. Türkiye’deki referandum döneminden evvel Avrupa ülkelerinin bizlere karşı takındığı tavır çok açık, net ortadaydı. Şahsım başta olmak üzere bakanlarımızın birçoğuna kendisinin ülkelerine giriş desturu vermediler. Halbuki, bu onlarla alakalı tek şey değildi. Bu ülkemizdeki tek referandum sürecine, orada yaşayan soydaşlarımızın demokratik haklarını o ülkede özellikle kullanma hakkıydı. Teröristlerin kendisinin ülkelerinde bakıyorsunuz konferansla bağlanmalarına da tekrar müsaade ettiler. Biz bunları kendilerine sorduğumuz vakit da bize hiçbir cevap veremediler. Şu anda da kendisinin içlerinde birbirlerine girdiler.

Yatıyorlar kalkıyorlar, AK Parti, Türkiye, Erdoğan. Bizimle ne işiniz var ya. Erdoğan’a, Türkiye’ye vurmak size oy mu kazandıracak. Artık ülkemiz Bir hayli şeyleri aşmış vaziyette. Bu ufku ülkemiz aştığı amaciyla de bunlar rahatsız oluyorlar.

ZAFER ÇAĞLAYAN AÇIKLAMASI: BU İŞİN ARKASINDAN PİS KOKULAR GELİYOR

(ABD’de yengi Çağlayan ile alakalı iddianame) Bu mevzu Sahiden çok çok enteresan tek konu. bendeniz ülkemiz Cumhuriyeti’ne baz alinarak tek adım olarak değerlendiriyorum. Biz İran’a yaptırım uygulamıyoruz ki. Bizim İran’la duygulu ilişkilerimiz var. hukuki mantık içinde yorumlanamaz. Atılan bu adımlar Tamamiyle siyasidir. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ tek kez bu konuyu, bu gidişimizde orada da allahın izniyle müzakere fırsatı buluruz. Bu işlerin arkasından çok kirli kokular geliyor. Rıza Zarraf, milletçe Bankası ile alakalı mevzu da öyledir.

TÜRK KORUMALARA DAVA

savunmalar ile alakalı dava açtılar. Bu AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ yönetiminin düşmüş olduğu aczi gösteriyor. Kendilerine de bunlar bildirildi. hatri sayilir büyüklükte tek hükümet olabilirsin ama adil hükümet olmak başka tek şeydir. Adil tek hükümet olmak haklar sisteminin adil olmasından geçer.

ALMANYA SEÇİMİ

Almanya’da AD-D adli tek parti kuruldu. Soydaşlarımız, bu seçimde lokal tek alanda seçime giriyorlar. Onlar da ismimizi oradaki Türkleri birleştiri kılıyor olmasından kullanıyor olabilirler. tek güç katacaksa hayırlı olmasını dilerim. Orada yaşayan soydaşlarımızın da gücünü görme itibariyle isabetli olacak diye düşünüyorum.

BAŞKAN YARDIMCILIĞI TARTIŞMASI

Doğmamış çocuğa don biçiyorlar. Sayın Bahçeli ile şu süreçte partimiz gayet iyi tek diyalog içinde oldu bundan sonraki süreçte de diyaloğun güçlenerek devamı, Türkiye’nin geleceği itibariyle çok çok önemli. müzakereler çerçevesinde her şey olabilir. cumhuriyet milletçe partisi ve HDP’ye baktığınız vakit bunların türk mali ve ulusal tek yanı yok. Tam aksine bunlar bu ülkeye saldıran, Batı’ya şikayet etmek suretiyle nereden önünü keseriz bunun çabası olanlarla ortak yönetim halindedir.

SİLAHLI İHA’LARLA İLGİLİ TARTIŞMA

anne muhalefet partisinin tek temsilcisi çıkıyor; “SİHA’lar sivilleri vurmuş”. Nerede o siviller. SİHA’lar teröristleri vuruyor. Bunu CHP’nin temsilcileri vs. durduramaz. bendeniz beklerdim ki CHP’nin öncüsü çıksın, “Ey Tanrıkulu, sen kimden yanasın. Güvenlik güçlerinden yana mısın?”

Biz silahlı İHA’larımızı yaptık. Artık pkk terör örgütü kaçacak delik arıyor. Bu beyler can veren teröristleri müdafaa eder vaziyete geldiler. Biz sizleri tanıyoruz zaten. Bu alanda da müdafaa sanayimizi geliştiriyoruz. Silahlanmamızı da gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. Yeter ki bunları türk mali ve ulusal olarak gerçekleştirelim.

VARLIK FONU BAŞKANI’NIN GÖREVDEN ALINMASI

Varlık Fonu’nda hedeflenen, arzulanan tek asama olmadı. Bu olmayınca sayın Başbakan, Varlık Fonu ona bağlıdır. Cumhurbaşkanı olarak benimle rastgele tek irtibatı yoktur ama biz bunları istişaretisini yaparak bu konuyla alakali kararımızı alırız. Gelişmeleri gördük, bunun benzeri yürümeyeceğine karar verdik. Sayın Başbakan da bu konuyla alakali adımını attı, hayırlı olsun diyeceğiz. Varlık Fonu’nu bizim tekrar tek reorganize etmemiz şart. Kazakistan dönüşü o adımları atacağız.