Ahmet Kural, Sıla’nın Kendisini Terk Ettiğini Bilmiyor mu? Fotoğrafı Kaldırmadı

Ayrılık haberinin ardından, Ahmet Kural’ın Sıla ile çektirdiği fotoğrafı Instagram hesabından kaldırmaması akıllara “Ahmet, Sıla’nın kendisini terk ettiğini bilmiyor mu?” sorusunu getirdi.

takriben tek senedir aşk yaşayan ve evlenecekleri konuşulan Sıla- Ahmet kaide çiftinden perişan havadis geldi. İki meşhur ad yollarını ayırdı.

Sılan, Instagram’da Ahmet Kural’la birlikte çekildikleri bütün resimlerini silerken, Ahmet, Sıla ile çektirdiği resimi Instagram hesabından kaldırmadı.

TAKİPTEN ÇIKARIP FOTOĞRAFLARINI SİLDİ

durum Sıla’nın Ahmet Kural’ı takipten çıkarak resimlerini silmesiyle alana çıktı. Sıla’nın yakın çevresi ayrılığı doğruladı.

“SILA’NIN KENDİSİNİ TERK ETTİĞİNİ BİLMİYOR MU?”

Ayrılık haberinin resmiyet kazanmasının derhal peşinden alana çıkan tek durum akıllara, “Ahmet Kural, Sıla’nın kendisini terk ettiğini bilmiyor mu?” sorsunu getirdi.

Ünlü oyuncu 22 Eylül’de Sıla ile çektirdiği resimi Instagram hesabından kaldırmadı.

İşte Ahmet Kural’ın kaldırmadığı paylaşım:

Yıldırım Demirören Galatasaray Eski Başkanı Ünal Aysal’ın İddialarını Yalanladı

TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Ünal Aysal’ın Fatih Terim’in sözleşmesiyle ilgili iddialarını yalanladı.

TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Ünal Aysal’ın Fatih Terim’in ulusal takımın başına geçme sürecinde yaşanan olaylarla alakalı yaptığı açıklamalara cevap verdi.

FF’NİN İNTERNET SİTESİNDEN cevap VERDİ

Galatasaray Daha önceki Başkanı Ünal Aysal, Bir gün evvel akşam katıldığı tek tv programında sarı-kırmızılı camiada başkanlık yaptığı dönemde Fatih Terim’in Yalnızca dört maçlığına ulusal takımın başına geçmesine destur verildiğini ama sonrasında kendisinden bihaber olarak A ulusal Takım ile sözleşme imzalandığını söylemişti. Bunun üstüne TFF Başkanı Yıldırım Demirören de yaşanan bu süreçle alakalı tek İzah yaptı. TFF’nin web sitesinden konuya ait Yıldırım Demirören imzalı yayımlanan İzah şöyle:

“AYSAL’IN İFADELERİ EN HAFİF DEYİMLE HİLAF-I HAKİKATTİR”

“Güzide kulüplerimizden Galatasaray Spor Kulübü’nün Daha önceki Başkanı Ünal Aysal’ın Bir gün evvel TRT Spor’da yaptığı izahları hayret ve elemle takip ettim. Aradan takriben 4.5 sene geçtikten ardindan ve nereden icap ettiğini anlayamadığım tek şekilde Fatih Terim’in ulusal Takım’a geçiş dönemini kendine göre laf eden Aysal’ın ifadeleri en hafif deyimle hilaf-ı hakikattir. mevzu hakkinda resmi açıklamamızı 25 Eylül 2013 tarihinde yapmamıza rağmen, kamuoyunda doğması muhtemel baş karışıklıklarını gidermek amaciyla Bir takım gerçeklerin altını tekrar çizmek gereki doğmuştur.1. fatih terim hocam amaciyla Ağustos 2013’te yaptığımız evvel görüşmede Galatasaray Daha önceki başkanı, “Milli Takım teknik direktörlüğü mukaddes tek görevdir. Hocamızla görüşebilirsiniz. İsterseniz ocakta ayında kendisiyle anlaşabilirsiniz, biz de bu yolumuza başka hocayla ayni ritimde devam etmek amaciyla vakit buluruz” demiştir.

“SEMBOLİK İMZALARLA KAMUOYUNA DUYRULDUĞU HERKESİN MALUMUDUR”

2. bunun için karşın dahada ardindan dört maçlık asama amaciyla fatih terim hocam ile fahri olarak anlaşma sağlandığı ve bunun da boş kağıda atılan sembolik imzalarla kamuoyuna duyurulduğu herkesin malumudur.

3. Dolayısıyla Fatih Terim’in Galatasaray’dan ayrılış süreciyle alakalı yaşananların, ülkemiz Futbol Federasyonu’nun dışında gelişmiş olduğu ortadayken bu ayrılığı TRT Spor’da “Biz Terim’i göndermedik, o ulusal Takımı seçti” şeklinde anlatmak arka niyetli ve mevzu hakkinda sorumluluğu üzerinden atma çabasıdır.

“ARAMIZDA GEÇTİĞİNİ İDDİA ETTİĞİ TELEFON GÖRÜŞMESİ Ne yazık ki DOĞRU DEĞİLDİR”

4. Ünal Aysal’ın aramızda geçtiğini argüman ettiği telefon görüşmesi de Ne yazık ki doğru değildir. O konuşmada tarafımdan söylendiği argüman edilen “Unutalım bu işi” ve “O vakit biz Terim’in adina başka tek ek teknik erkek düşüneceğim” ifadeleri düş ürünüdür. Biz Galatasaray Daha önceki başkanı ile ne konuştuysak zamani ona ahenk gösteren biçimde yürüttük, Zati Galatasaray’ın izniyle yapılan dört maçlık fiyatsız anlaşma ve olayların dahada sonraki gelişimi ortadadır.”

Gülen’e Kefil Oldu, Darbenin Arkasından Çıktı! İşte Tüm Bilinmeyenleriyle Fuller

“Casusluk” suçlamasıyla yakalama kararı çıkarılan CIA yöneticisi Graham Fuller, daha önce FETÖ elebaşının Amerika’da oturması için kefil olmuş, 15 Temmuz darbe girişiminin de arkasından çıkmıştı.

Daha önceki CIA reis Yardımcısı Graham Fuller ülkemiz kamuoyunun yakından tanıdığı tek isim. mükemmel Türkçe iyi bilen Fuller’in Türkiye’de yakın arkadaşları bulunuyor. Fuller’in Türkiye’yle var olan irtibatı 1964 seneye dayanıyor. Fuller’in en mühim özelliği “Ilımlı İslam” teorisini alana atan ad olması.

TÜRKİYE’YE 1964’TE GELDİ

uzunca yıllar CIA ülkemiz İstasyon Şefi ve Ortadoğu Masası Şefi olarak çalıştı. 50 senesi aşkın müddettir Türkiye’de bağlar kuran Fuller’in, 15 Temmuz sonrası yapılan araştırmalarda yolunun 60’lı senelerin nihayetinde Fetullah Gülen’le kesiştiği tespit edildi.

Fuller’in “Hizmet” olarak dile getirdiği Fetullahçı pkk terör Örgütü’nü övdüğü kitapları kitapçılarda bulmak mümkün.

GÜLEN’İN ABD’DE OTURMASI İÇİN KEFİL OLDU

Fuller, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in Amerika’da oturma desturu alması amaciyla kefil var olan en tesirli isimlerden. Bu mevzu hakkinda görüşlerini şu sözlerle açıklamıştı:

“Benim yaptığım, 2006’nın başlarında, Gülen’in düşmanları ABD’den Türkiye’ye iadesi amaciyla bastırırken FBI’ya tek name yazmaktı. 11 Eylül sonrası ortamda riskli tek radikal olduğu istikametinde söylentiler yaymaya başlamışlardı. FBI’ya yazdığım izahta görüşlerimi bildirdim. Gülen’in ABD’ye hiçbir şekilde güvenlik tehdidi teşkil etmediğini söyledim. Hâlâ da bunun için inanıyorum. Tıpkı suanki İslam’ı ile alakalı çalışan bilim adamlarının geniş tek kesimi gibi.”

“15 TEMMUZ’UN ARKASINDA GÜLEN’İN OLDUĞUNA İNANMIYORUM”

Gülen’e ve pkk terör örgütüne desteğini hiç esirgemeyen Fuller nihayet olarak 15 Temmuz kanlı vuruş girişiminden ardindan tekrar FETÖ’ye siper oldu.

Fuller 15 Temmuz’dan tek hafta ardindan Huffington Post’ta yayımlanan yazısında FETÖ’ye destek çıkarak şu satırları yazdı:

“Erdoğan’a karşı düzen eden başarısız vuruş girişiminin arkasında Gülen’in olmadığına inanıyorum. tabiki elde delil olmadan kati tek şey dile getirmek mümkün değil.”

HELİKOPTERLE YUNANİSTAN’A KAÇIRILDI İDDİASI

15 Temmuz sonrası en mühim iddialardan biri AK Parti Erzurum mebus Orhan Deligöz’e ait. Deligöz FETÖ’cülerin 15 Temmuz gecesi Yunanistan’a kaçtıkları helikopterin içinde tek CIA ajanı olduğunu söylemişti.

Orhan Deligöz, “Helikopterle giden 8 askerin yanındaki sivil kimdi? giz benzeri saklıyorlar. biz Graham Fuller olduğunu argüman ediyoruz. Çok kuvvetli istihbaratlarımız var. vuruş girişimi gecesi Türkiye’de olduğunu her biri biliyor.” demişti.

Kuzey Kore’den Trump’a, Güney Kore Ziyareti Öncesi Tehdit: Acımasızca Cezalandıracağız

Kuzey Kore, Asya turu kapsamında Güney Kore’yi ziyaret edecek olan ABD Başkanı Donald Trump’ı, acımasızca cezalandırmakla tehdit etti.

ABD Başkanı Donald Trump, Asya ziyaretine dün başladı. Tur kapsamında Güney Kore’yi ziyaret edecek olan Trump’a, Kuzey Kore yönetiminden yine tehdit geldi.

“TRUMP, AHMAKÇA GÖRÜŞLERİYLE TAHRİK EDİYOR”

Yonhap Ajansının haberine göre, Kuzey Kore İşçi Partisinin resmi yayın organı Rodong Sinmun, Trump’ı ahmakça görüşleriyle Kuzey Kore’yi ciddi şekilde tahrik etmekle suçlayan İngilizce açıklama yayımladı.

“ELİNİ İŞLERİMİZDEN ÇEK”

Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA’da yer alan açıklamada, Trump’ın, diğer ABD uzmanlarının, pervasız şantajlarını durdurması ve elini Kore’nin işlerinden çekmesi gerektiğine ilişkin sözlerini önemsemesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“TRUMP’I KONTROL ALTINA ALMANIN TEK YOLU FİZİKSEL GÜÇ”

Trump’ın ne zaman pervasız bir davranışta bulunduğunu kimse tahmin edemez. İhtiyatsız hareketini kontrol altına almanın tek yolu onu mutlak fiziksel güçle dize getirmektir. ABD, Kuzey Kore’nin iradesini yanlış değerlendirmesi ve pervasızca hareket etmeye kalkması halinde, sonrasında tüm güçlerin sefer edilmesiyle kararlı ve acımasız bir cezayla başa çıkmak zorunda kalacaktır. ABD’nin bunu önleyecek hiçbir enerjisi yok. Sonra pişmanlık duymak için çok geç olur.

“KİMSE ABD’NİN KARARLILIĞINI KÜÇÜMSEMEMELİ”

Asya turunun ilk durağı Japonya’da bulunan Trump, yaptığı açıklamada, “Hiç kimse, hiçbir diktatör, hiçbir rejim ve hiçbir ülke ABD’nin kararlılığını küçümsememeli.” demişti.

TRUMP, ASYA TURUNA BAŞLADI

Eski ABD Başkanı George H. W. Bush’un 1992’deki turundan sonraki en uzun Asya turuna çıkan Trump, bugün Japonya ile başlayan turunda, 7-8 Kasım’da Güney Kore’yi, 8-9 Kasım’da Çin’i, 10-12 Kasım’da Vietnam’ı ve 12-13 Kasım’da Filipinler’i ziyaret edecek.

Kaynak :haberler.com

New York’ta Araçla Yayaları Biçen Saldırgan, Ateş Açarak 8 Kişiyi Öldürdü

ABD’nin New York şehrinin Manhattan bölgesinde, bir araç bisiklet yoluna girdi. Daha sonra araçtan inerek etrafa ateş açan saldırgan, 8 kişiyi öldürdü.

ABD’lilerin Cadılar Bayramı kutladığı saatlerde, New York’ta hayat Ticaret Merkezi yakınlarında kanlı tek hücum düzenlendi.

ARAÇ BİSİKLET YOLUNA DALDI

Manhattan mahalleninde tek araç, bisiklet yarisi yoluna girerek sivilleri ezdi. dahada ardindan araçtan inen saldırgan çevreye rastgele ateş açmaya başladı.


EN AZ 8 ÖLÜ

ABD’li görevliler saldırıda asgari 8 kişinin can verdiğini duyurdu.


NEW YORK’TA POLİS ALARM vaziyetine GEÇTİ

İstanbul Boğazı 4 Gün Arayla Yeniden Çamura Bulandı

23 Eylül’de çamura bulanan İstanbul Boğazı, aşırı sağanak yağış sonucu oluşan sel suları nedeniyle yeniden çamura bulandı.

İstanbul Boğazı tesirli var olan şiddetli yağışın derhal peşinden Sanki çamura büründü. Hatırlanacağı benzeri 23 Eylül’de de İstanbul Boğazı Elmalı Barajı’ndaki çalışmalar hasebiyle çamura bulanmıştı.

SEL SULARI BOĞAZ’A ULAŞTI

İstanbul’da şiddetli yağış tesirini sürdürürken boğazın rengi Sanki çamura büründü. kent hayatını menfi etkileyen şiddetli yağış Sarıyer ve İstinye’de tesirini sürdürüyor. tesirli var olan şiddetli yağışın derhal peşinden İstinye’de boğaz suları oluşan sellerin derhal peşinden Sanki çamura büründü.

DERE SULARI NEDENİYLE BOĞAZIN ÇAMURA BULANDIĞI İDDİA EDİLDİ

alanda yağış tesirini sürdürürken boğazın dere yataklarından akan sular hasebiyle çamura büründüğü kaydedildi.

Erdoğan’ın “Barzani” Sözleri, ABD’ye Ağır Geldi: Cumhurbaşkanı Tehdit Ediyor

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Barzani’nin referandumuna yönelik sözlerini ‘tehdit’ olarak değerlendirdi.

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 25 Eylül’de bağımsızlık referandumuna giden Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) baz alinarak sözlerini ‘tehdit’ olarak değerlendirdi.

“TEHDİT GİBİ GÖRÜNÜYOR”

Nauert, başşehir Washington’da düzen ettiği medya toplantısında kendisine yöneltilen “Siz yapıcı diyalog görmek istediğinizi söylüyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY hududunu kapatmak ve yakit ihracatını durdurmaktan laf ediyor. Muslukları kapattığımızda, gelirleri kaybolacak yiyecek bulamayacaklar diyor. Sizce bu yapıcı diyalog mu?” Sualini “Bence bu netlikle Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından tek tehdit benzeri görünüyor. Ama onun söyledikleri ile alakalı yorum yapmayacağım.” diye yanıtladı.

“ŞİDDETE KARŞI DURUYORUZ”

Nauert; “IKBY’ye, Türkiye, İran ve Irak tarafından hücum tehditleri olduğunu öne sürerek Bu konudaki görüşünüz nedir?” diye Sual soran gazeteciye “Bakın, Irak halkı amaciyla güvenlik istiyoruz. Her kimden gelirse gelsin netlikle şiddete karşı duruyoruz. Bu çok açık. Şiddete her vakit karşı çıkarız. Bu referandumla alakalı çok hatri sayilir büyüklükte endişelerimiz var. bu konuyla alakali dahada evvel de çok konuştuk. Bu referandumun Irak anayasasında veyahut yasalarda tek desteği yok. tek yandaş alınmış tek karar. Biz DEAŞ üzerinde odaklanmak istiyoruz, hepsi bu.” karşılığını verdi.

TEK TARAFLI REFERANDUM

IKBY’de yapılan referanduma katımlın oldukça çok olduklarını bildiklerini söyleyen ve Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerin heyecanlarını anladıklarını aktaran Nauert, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ yönetiminin tutumu başından beri referandumu desteklemediğimiz yönündeydi. Barzani ve Abadi ile görüşmelerimizde de bunları ilettik. Referanduma ait derin kaygımızı ifade ettik. Bu karara baz alinarak yaşadığımız düş kırıklığını dile getirdik. Bunlara karşın sandık başına gittikçe referandum yaptılar. Bunu tek taraflı tek referandum olarak görüyoruz ve ortak yönetim ortaklarından, DEAŞ karşıtı ortak yönetim ülkelerinden hiç birisinin bunu desteklediğini de düşünmüyorum diye konuştu.

DİYALOG ÇAĞRISI

Nauert, Irak Hükümeti’nin IKBY’ye sema sahasını kapatmaları amaciyla ültimatom vermesi ile alakalı tek suale da, “O haberleri gördük, bunun farkındayım. Biz her iki tarafı da yapıcı tek tavırla yaklaşıma çağırıyoruz. problemleri görüşerek diyalogla çözmeleri, yapıcı olmaları çağrımızı sürdürüyoruz.” karşılığını verdi.

“BAĞDAT’TAN YANA taraf TUTMUYORUZ”

ABD’nin hemide Bağdat’ta ayni vakitte da Erbil’deki arkadaşları ile müzakereyi sürdüreceğini belirten Nauert, “İki tarafla da yakın ilişkilerimiz var. ABD’nin ve koalisyonun bu konudaki kaygıları, bu referandumun zamanlaması ve Irak’ın bütünlüğüne yönelikti, bölünmeyi istemediğimiz yönündeydi. Birincil sorunu, DEAŞ’ı ele geçirmek, DEAŞ’ı yenmek, DEAŞ’ı yok etmek olarak görmekteyiz. böylelikle Katiyen Irak halkını tekrar yönetmeye ve terörize etmeye kalkışamayacaklar. Göz önünde tuttuğumuz amaç buydu. ama bunun başarısız olması bizde kaygı ve derin tek düş kırklığı yarattı.” dedi. Nauert, ABD’nin Bağdat’tan yana taraf tutmadığını, birleşik ve demokratik tek Irak görmek istediğini söyledi.

Bakan Ağbal: 2030’da AVM’ler Kalmayacak

Maliye Bakanı Naci Ağbal AVM’lerle ilgili, “2030 geldiğinde de AVM’leri görmeyeceğiz, AVM kalmayacak. Elektronik ticaret kalacak” dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2030 seneninde AVM’lerin kalmayacağını belirterek “2030 geldiğinde de AVM’leri görmeyeceğiz. Elektronik ticaret kalacak. her biri evinde, ofisinde Yalnızca bulunduğu şehirde değil, ulusal seviyede istediği yerden malı satın alabileceği benzeri ulusal sınırlar Tamamiyle yok olacak” dedi.

“MALİYE POLİTİKASI, BÜYÜMEYE DOĞRUDAN DESTEK VERİYOR”

Büyümenin devamı amaciyla neler yapacaksınız?

– Şu andaki maliye politikası büyüme hikâyesine direk ve endirekt olarak katkı veriyor. Bütçe imkânlarını kullanarak hususi sektörün imalat ve yatırımına destek veriyoruz. Vergi indirimleri yoluyla destek veriyoruz. Maliye politikası içinde hususi olarak Katma kıymet Vergisi yasasi çok spesifik olarak çalıştığımız tek alan. Biz KDV sistemini baştan aşağıya değiştirmek istiyoruz. Bu KDV sistemi, Türkiye’nin rekabetçiliğinin önünde engel, türk mali imalatı cezalandıran, ithalatı teşvik eden tek yapıya sahip. Burada KDV’den vazgeçecek değiliz. Satış vergisi benzeri kimi bu tür talepler geliyor. Başka bir deyişle tek oran, satış aşamasında KDV olsun evvelki aşamalarda KDV olmasın. Bu, mümkün değil. KDV uygulayan ülkelerde KDV ithalattan nihayet tüketiciye bütün satış aşamalarında uygulanır. En hatri sayilir büyüklükte kangren konu, şirketlerin indirim yoluyla gideremedikleri üzerinde var olan KDV yükü. Biz şimdi burada diyoruz ki koşulları belirlenmiş tek ortamda eğer indirim yoluyla KDV’nizi gideremediyseniz hükümet olarak bu parayı size art iade edeceğiz. Bu aslında tek devrim çünkü şu anne kadar, 1985 yılından bugüne civarindan dahil ticarette, dahil pazarda alışveriş yapıyorsanız, indirim yoluyla gideremediğiniz KDV varsa hükümet bunu size Katiyen ödemiyor.

“İŞ KURACAKLARIN ÜZERİNDEN YÜKÜ ALACAĞIZ”

– tertemiz yatırımcılara ne benzeri destekler olacak?

– Yatırımcıları rahatlattık, dahada da rahatlatacağız. ani çok vakit ardindan da Meclis’e tertemiz tek torba getireceğiz. Önceden tek şirket kurmak istediğinizde çok ağırbaşlı mali yükleri vardı ve çok vakit alıyordu. Maliye Bakanı olarak bendeniz inisiyatif aldım. TOBB Başkanını karşıma aldım, Gümrük ve Ticaret Bakanımızı yanıma aldım, oturdum, çalıştım. İşe başlama, tek şirket kurma vaziyetinde hangi mali yükler var, hangi işlemler var, hepsini temizledik. Artık vergi dairesine uğramadan yapılıyor. Maliye Bakanlığı olarak özellikle vergiler noktasında yatırım, üretim, ihracat, istihdam dedik. dört adet alanı kendimize özellikle seçtik ve bütün vergi mevzuatını bu manada taradık. Çok sayıda yasal yenilemeler yaptık. tekrar yapmaya ayni ritimde devam edeceğiz. Yatırımcıya destekler ayni ritimde devam edecek. Yatırım, imalat ve istihdam üzerindeki vergileri düşürmek amaciyla mali imkânımız ölçüsünde yenilemeler yapmaya ayni ritimde devam edeceğiz.

“TEMASSIZ VERGİ DAİRESİ GELİYOR”

– Özel sektörün önünü nasıl açacak, işlerini kolaylaştıracaksınız?

– Biz tek sonraki dönemde hususi sektörün önünü açacak düzenlemeleri yapmaya ayni ritimde devam edeceğiz, işlemleri kolaylaştıracağız ve vergi dairesinin tek güler yüzlü vergi dairesi olmasını sağlayacağız. O manada çok somut tek projemiz var: Temassız vergi dairesi diyoruz. Yılbaşına civarindan torba yasada da bununla alakalı tek düzen etme yapacağız. Vatandaş, vergi mükellefi vergi dairesine hiç uğramayacak, bütün iş ve işlemlerini on-line elektronik ortamda yapacak. İşe başlamada bildirimde bulunmak istiyor, vergi dairesine gitmeyecek; evinden, ofisinden direk müracaatını yapacak. Vatandaşın bütün ödemelerini de artık bankalardan yapmanın önünü açacağız. her vakit amaciyla mükellefi ve yurttaşı merkeze alan tek anlayışla Maliyenin çehresini değiştiriyoruz. Hani çatık kaşlı, asık yüzlü Maliye adina güler yüzlü, vatandaşın yardımına koşan, onun işlerini kolaylaştıran, iyi niyetli mükellefin elini tutan tek vergi idaresi kurma hedefimiz var.

“BANKALAR FAİZİ AŞAĞI ÇEKMELİ”

nema ile alakalı bankalara tek uyarınız olacak mı?

– Kredi Garanti Fonu mühim tek enstrüman. Şu anda bankaların özellikle Kredi Garanti Fonu’nda oluşan bu tertemiz balans üzerinden nema oranlarını tekrar gözden geçireceklerini düşünüyorum açıkçası. Ama netice itibarıyla bankalar kendisinin kaynak maliyetlerini, kendisinin kârlılıklarını, kendisinin arz-talep dengelerini dikkate alarak kendisinin nema oranlarını kendileri belirleyecekler Başka bir deyişle ekonomide nema oranını piyasa belirler. Burada bankalar piyasanın koşulları içinde nema oranını belirleyecekler. Kaynak maliyetini oluşturan faktörler aşağı yönlü oldukça bankalar da umuyorum ki nema oranlarını aşağıya çekeceklerdir.

“VERGİ ARTIŞI DA KRİZ BEKLENTİSİ DE YOK”

– tertemiz vergiler istikbal mi? ahenk gösteren ücret kriz arayışı var mı?

– 2017 senesi içinde rastgele tek şekilde vergi artışı yapmayı planlamıyoruz. ülkemiz büyümez diyenlerin beklentileri boşa çıktı. Birtakım köşeleri tutmuş, birtakım yerlerde kendine sağlam limanlar bulmuş arkadaşlarımız kendilerince tek kriz edebiyatı üretmek isteyebilirler, bunun için bendeniz “eylül sendromu” diyorum. Her eylülde bunlar bunun benzeri bu hikâyeleri üretirler. Türkiye’de tek kriz algısı da yok, arayışı de yok. Türkiye’nin tam tersine yakaladığı tek ivme var, şu anda onu dahada da güçlendirecek tek hikâye üretiyor.

“YOĞUN kapital GİRİŞİ VAR”

– Dolar-Euro hareketliliğine nasıl bakıyorsunuz?

– 15 Temmuz vuruş girişimi sonrası süreçte ülkemiz ekonomisine ait çok spekülatif ataklar oldu. Ama 16 Nisan aslında tek milat. Zira 16 Nisanda Türkiye’yle alakalı bütün siyasi belirsizlikler ortadan kalktı. 2019 içerisinde, normal takviminde seçimler yapılacak ve aldığımız tedbirler sayesinde ekonomide görünüm nihayet derece pozitif. Şu anda Türkiye’ye yoğun tek kapital girişi var. Ekonomiyle alakalı beklentiler nihayet derece olumlu. Türk lirasının değeri aslında olması koşul olan noktadan hâlâ dahada düşük seviyelerde. Piyasalardaki dalgalanmalar ortadan kaltı. Artık erken akşam kalkıp “Döviz kuru kaça fırladı?” diye konuşmuyoruz, “Döviz kuru kaça indi?” diye konuşuyoruz.

“ÜRÜN ÜRETEN FİRMALARA OLAĞANÜSTÜ TEŞVİKLER GETİRDİK”

– Cari açığı kapatmaya baz alinarak türk mali üreticiye teşvik veyahut destek düşünüyor musunuz?

– nihayet dört senedir özellikle cari açığın istek tarafını destek vermek amacıyla, özellikle de ortada ve üst teknoloji segmentinde yer alan, mahsul üreten firmalara fevkalade teşvikler getirdik. Bana artık kimse “Devlet şunları versin de biz bu işi yapalım” diyemez. dahada hükümet ne yapsın? Başka bir deyişle vergi, bütçeden kaynak aktarma, müessesesel yapıların güçlendirilmesi, bürokrasinin azaltılması, özellikle AR-GE kanalı üzerinden destekler… Çin malı deyince ucuz, teknolojisi düşük malları konuşuyorduk. bu erken Çin’in ihracatının ve üretiminin yüzde 30’dan fazlası Tamamiyle çok teknoloji. Bizim o vakit büyüme hikâyemizde tek şeyleri değiştirmemiz lazım. Firmalarımızın, işletmelerimizin, sanayicilerimizin hükümet olarak onların arkasındayız, yanındayız. Ne istiyorlarsa arzu eder proje bazlı arzu eder sektörel isterse genel, ‘Teknolojiye yatırım yapacağım’ diyen her firmanın hükümet olarak arkasındayız. Türkiye’nin cari işlemler açığını bu erken ürettiğimiz malları dahada çok sayıda satarak kapatamayız. değişik ve tertemiz malları, pahalı malları, katma kıymetli malları satarak cari açık düzeltilir. Bu kadar, çözüm sade yani.

“2030’DA AVM KALMAYACAK”

– Sanal alışverişe hususi vergi tartışmaları vardı. Neler yapılacak?

– Bu çok mühim ve gelişen tek alan. Bakın, hayat tertemiz tek evreye giriyor ve bu uzunca solukla değil, çok kısa tek solukla hayatımızın dahil kismina girecek. Nasıl bu erken ‘2030 geldiğinde yollarda benzinli araç kalmayacak’ diyorsak 2030 geldiğinde de AVM’leri görmeyeceğiz, AVM kalmayacak. Ne kalacak? Elektronik ticaret kalacak. her biri evinde, ofisinde Yalnızca bulunduğu şehirde değil, ulusal seviyede istediği yerden malı satın alabileceği benzeri ulusal sınırlar Tamamiyle yok olacak. Türkiye’de elektronik ticaret ortamında Başka bir deyişle web üzerinden birisi ticaret yaparsa biz ona ülkemiz içinde vergi stopajı getireceğiz.

SANAYİ SİTELERİ ŞEHİR DIŞINA

– Esnafa baz alinarak tertemiz tek proje var mı?

– Büyüyen, gelişen şehirler içinde Bir hayli yerde esnafımız tarafından oluşturulan endüstri siteleri var. Bunlar şehrin merkezinde kaldı. Esnafımız aslında bu endüstri sitelerini kent dışına taşımak istiyor ama var mevzuat, bu taşınmaya imkan verecek kolaylıklara sahip değil. Dolayısıyla burada (Meclise istikbal torba) yapılacak yasal düzen etme ile Maliye Bakanlığı olarak kent içinde kalmış minik endüstri sitelerindeki esnafımıza kent dışlarında direk arsa vereceğiz. Bu suretle mevzubahis esnafımızın kent dışına taşınabilmesini ve buralarda çok dahada modern, çok dahada kullanışlı tertemiz endüstri sitelerinin oluşmasını sağlamak istiyoruz.

“SİGARAYA YENİ VERGİ OLMAYACAK”

– Sigaraya tertemiz vergi istikbal mi?

– Şu anda sigarayla alakalı tertemiz tek vergi getirmek şeklinde tertemiz tek çalışmamız ve tasarımız yok. Biliyorsunuz, sigara üzerinde takriben olarak yüzde 83 oranında tek vergi yükü var. Burada maktu, minimum maktu ve oransal olmak üzere üç parametre üzerinden tek vergi alıyoruz. Bizim vergi gelirlerimiz içinde de açık dile getirmek gerekirse sigara mühim tek istikbal kaynağı. Ama sigara üstüne aldığımız şu andaki vergilerle Zati yasamsal Güvenlik Kurumunun sağlık harcamalarını da finanse ediyoruz. (Milliyet)

Sayısal Loto sonuçları: 16 Eylül büyük ikramiye 3 milyon 586 bin lira! MPİ çekiliş sonucu sorgula

Sayısal Loto 16 Eylül sonuçları canlı yayında belli oldu. Sayısal Loto sonuçlarını öğrenmek isteyen vatandaşlarımız haberimizin içeriğini okuyabilirler. Büyük ikramiye 3 milyon 586 bin lira olarak belirlendi. İşte MPİ 16 Eylül 2017 Sayısal Loto sonucu ve kazandıran numaralar…

Sayısal Loto 16 Eylül neticeleri canlı yayında belli oldu. Sayısal Loto neticelerini öğrenmek istek eden vatandaşlarımız haberimizin içeriğini okuyabilirler. hatri sayilir büyüklükte ikramiye üç milyon 586 bin Lira olarak belirlendi. İşte MPİ 16 Eylül 2017 Sayısal Loto neticesi ve kazandıran numaralar…

Sayısal Loto sonuçları ulusal Piyango  İdaresi tarafından duyuruldu. 16 Eylül MPİ Sayısal Loto çekilişi Ankara Balgat

Dünyanın Merakla Beklediği iPhone X ve iPhone 8’in Tanıtımı Yapıldı

Apple’ın merakla beklenen yeni ürünleri iPhone X’in tanıtımı yapıldı. Apple CEO’su Tim Cook, iPhon X’in kablosuz şarj özelliğine sahip olduğunu ve 699 dolara satılacağını söyledi.

Apple’ın tertemiz ürünü İphone X’in tanıtımı yapıldı. Tanıtım ülkemiz saatiyle 20:00’de Cupertino’daki Steve Jobs Theater’da başladı.

Gecede Harvey ve Irma kasırgalarının kurbanlarını da anan Apple CEO’su Tim Cook’un konuşması esnasında Steve Jobs’un bulunduğu tek görsel yansıtıldı.

APPLE WATCH S3

Gecede Öncelikle tertemiz Apple Watch tanıtıldı. Tanıtım öncesi Apple Watch’un geçtiğimiz sene yüzde 50 büyüdüğüne dikkat çekilirken, böylelikle Rolex’i arkada bırakarak evvel sıraya yerleştiğine belirtildi. Kullanıcılar, artık telefonları yanında olmadan da akıllı saatlerinden arama, web kullanımı benzeri nitelikleri de kullanabilecek.

Saatte kullanılan sim kartın numarası, iPhone ile aynı olacak. Apple Watch Series 3, 329 dolara satışa sunulacak. SIM kartın bulunduğu model ise 399 dolarlık yaftaya sahip olacak.

TIM COOK TANITTI

Apple CEO’su Tim Cook, iPhone 8 ve iPhone 8 Plus’ın tanıtımına başladı.


iPHONE X’İN ÖZELLİKLERİ

Lansmanda en çok beklenilen mahsul ise iPhoneX oldu. Onuncu seneye hususi olarak hazırlanan İPhone X, 2436 x 1125 piksel çözünürlüklü 5.8 ‘ ekrana sahip. Dolby Vision ayni vakitte da HDR desteğine sahip OLED ekran teknolojisinin kullanıldığı evvel telefon.

tertemiz iPhone’un kamerası düşük ziya koşullarında dahada hızlı davranırken, geliştirilmiş piksel işlemcisi ve gürültü azaltma özelliklerine sahip.
12 MP’lik kamera da tertemiz renk filtresi de yer alıyor.
iPhone 8 Plus’ta ise çifte 12 megapiksel kamera yer alıyor.
iPhone, ARKit ile oyun deneyimine interaktif tertemiz tek boyut kazandırmayı planlıyor.
iPhone 8 Plus’in portre modu ile çekilen fotoğraflarda sonradan da aydınlatma ayarları canli olarak değiştirilebilecek.
Tim Cook, iPhone 8’de wireless (kablosuz şarj) özelliği olacağını duyurdu.
iPhone 8’in 32 GB’lık modeli 699 dolara satılacak.

TÜRKİYE FİYATI

İPhone 8 ülkemiz ücretinin iPhone 8 32 GB amaciyla 3300 TL, 64 GB amaciyla 3700-3900 TL, 128 GB amaciyla 4300-4500 256 GB amaciyla 4900-5000 TL, iPhone X amaciyla 32GB 3850 TL, 128GB 4350 Lira ve 256GB 4800TL aralığında olması olasılık ediliyor.

İPHONE 8 VE İPHONE 8 PLUS

Altı çekirdekli A11 Bionic işlemciyle iPhone 8 ve iPhone 8 Plus de tanıtıldı. Boyutları aynı var olan telefonlar, Altı çekirdekli A11 Bionic işlemci sayesinde suya ve toza karşı dayanaklı. iPhone 8’in arkasında 12 piksel çözünürlüklü tek kamera bulunurken, iPhone 8 Plus’ın art kamerasında ise iki kamera bulunuyor. video klipler 4K 60 FPS kalitesinde kaydediliyor. Hoparlör ise iPhone 7’ye göre yüzde 25 oranla dahada çok ses aktarıyor. Telefonlar kablosuz şarj edilebilme özelliğine de sahip. iPhone 8 699 dolara, iPhone 8 Plus ise 799 dolara satılacak. Türkiye’de ise 22 Eylül’de satışa sunulacak.