Erdoğan: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu 1 Milyon Yolcu, 6,5 Milyon Ton Yük Taşıyacak

Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin 1 milyon yolcu, 6.5 milyon ton da yük taşıma kapasitesine sahip olacağını belirtti.

Demir İpek Yolu olarak da anılacak olan ve hem ekonomik hem de stratejik dengeleri değiştirecek olan Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili’nin katılımlarıyla ilk seferini yaptı. Açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin 1 milyon yolcu, 6.5 milyon ton da yük taşıma kapasitesine sahip olacağını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:

“BU PROJE ZAHMETLE HAYATA GEÇTİĞİ İÇİN ÇOK KIYMETLİDİR”

“Bakü Tiflis Kars demiryolu ile Londra’dan Çin’e kesintisiz demiryolu bağlantısı kurulduğunu da ilan ediyoruz. Kararlığın ve vizyonun eseri olan bu proje hepimizin ortak başarısıdır. Zehmetle yenen acı soğan nimetle yenen baldan şirindir derler. İşte bu proje zahmetle hayata geçtiği için çok kıymetlidir. Ülkem ve milletim adına projenin tüm milletim ve haklarım için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bizler dünyanın kalbi olan stratejik bir coğrafyadayız. Bölgemiz muazzam bir potansiyele sahiptir. Son 15 yıldır yaptığımız yatırımlarla bu potansiyeli hayata geçirme mücadelesini veriyoruz.”

“1 MİLYON YOLCU, 6,5 MİLYON TON YÜK”

Bakü Tiflis Kars demiryolu projesinin etkinlik ve cazibesini artırdık. Bakü Tiflis Kars demiryolu projesi 1 milyon yolcu 6.5 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak. Hattın kapasitesi 3 milyon yolcu 17 milyon ton yüke ulaşacaktır. Bunlar yük taşımacalığında maliyetleri düşünecektir. Zaman ve mesafe için nakliyatçılara imkan sunuluyor. Çin’den gelen yük Bakü Tiflis Kars’la orta koridor üzerinden 12-15 günde AB’ye ulaşacaktır. Ülkelerimizden orta koridordan geçen yüzde 10’un üzeri bile 24 milyon ton ilave yük demektir.

TOPLAM UZUNLUĞU 838 KM

Azerbaycan Devlet Demir Yolları’nın verilerine göre toplam uzunluğu 838 kilometre olan demiryolunun, 76 kilometresi Türkiye’den, 259 kilometresi Gürcistan’dan ve 503 kilometresi ise Azerbaycan’dan geçiyor. Projenin Türkiye bölümünde 4 istasyon, 3 köprü ile 76 kilometrelik demiryolu inşa edildi. Türkiye ile Gürcistan sınır geçişi tünelle sağlandı. Tünelin 2 bin 375 metresi Türkiye, 2 bin 70 metresi ise Gürcistan topraklarında bulunuyor.

BTK için Gürcistan kısmındaysa 105 kilometre yeni demiryolu hattı yapıldı,154 kilometrelik ray yenilendi. Azerbaycan’da ise 503 kilometrelik demiryolu hattı projeye uygun hale getirildi.

Hattın devreye girmesiyle Londra’dan Pekin’e kesintisiz demiryoluyla ulaşmak mümkün olacak. Çin’den çıkan yüklerin Kazakistan ve Türkmenistan üzerinden Hazar denizi ile Bakü Alat limanına, ordan da Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilmesi öngörülüyor.

2034 YILINA KADAR KAPASİTESİ 3 MİLYON YOLCUYA ULAŞACAK

İlk etapta hattan yıllık 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınabilecek. Kapasitenin 2034 yılına kadar 3 milyon yolcu ve 17 milyon ton yüke çıkartılması planlanıyor. Türkiye ile Asya, Kafkasya ve Avrupa ülkeleri arasında, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu bağlantısıyla yıllık 50 milyon tona ulaşacak uluslararası taşıma potansiyeli ortaya çıkacak.

BTK demiryolunun, bölgedeki taşıma koridorlarına önemli bir alternatif oluşturacağı, projenin ortağı Türkiye’nin ise BTK ve Marmaray ile birlikte Çin-Avrupa demiryolu trafiğinde önemli bir rol üstlenmesi öngürülüyor.

MESAFE 7 BİN KM KISALACAK

Çin’den Avrupa’ya giden demiryollarının tamamı Rusya üzerinden geçiyor. BTK’nın devreye alınmasıyla, mesafe yaklaşık 7 bin kilometre kısalacak. Böylece Çin ile Avrupa arasındaki yük trafiğinin önemli bir kısmının Rusya’dan bu güzergaha kayacağı tahmin ediliyor. BTK güzergahında ürünler Çin’den Avrupa’ya demiryoluyla 15 günde ulaşılabilecek.

Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasındaki mevcut yük trafiğinin de büyük ölçüde bu hatta kayması öngörülüyor. Azerbaycan da petrol ve kimyasal ürünlerini bu hatla hem Türkiye hem de diğer ülkelere taşıyabilecek.

Bölgeye hem istihdam hem de ticari açıdan canlılık getirecek proje, enerji sektöründeki Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Bakü-Tiflis-Erzurum projelerinden sonra Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’nin gerçekleştirdiği üçüncü büyük proje olarak tarihteki yerini alacak.

Kaynak :haberler.com

Suriye Sınırına Kurşun Geçirmez Akordiyon Siperler Örülmeye Başlandı

İdlib’e askeri intikal sonrası Hatay’ın Suriye sınırında bazı bölgelere iş makineleri kullanılarak kurşun geçirmez akordiyon siperler örülmeye başlandı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) İdlib gerginliği azaltma (çatışmasızlık) bölgesine intikali kapsamında Hatay’daki sınır hattının Bir takım yerlerine askeri iş makineleri kullanılarak Mermi geçirmez akordiyon siper örülüyor.

KURŞUN GEÇİRMEZ BARİYERLER ÖRÜLDÜ

İdlib’in sınır komşusu Reyhanlı ilçesindeki askeri hareketlilik bu erken de sürdü. sınır hattındaki askeri iş makinelerinin vakit süresince mevzi kazdıkları görüldü. İdlib’deki çatışmasızlık bölgesine baz alinarak intikal kapsamında Hatay’a kazançlan obüslerin etrafının üç metrelik toprakla çevrili olduğu dikkat çekti.

Sınır hattının Bir takım yerlerine ise askeri iş makineleri kullanılarak Mermi geçirmez akordiyon bariyerleri örüldü.

Amuderya Deltası ağaçlandırma çalışmaları

Amuderya Deltası kıyısındaki alanın ağaçlandırılması projesine, bu ay fidanlık oluşturularak başlanacak.

Orman ve Su İşleri Bakanlığınca, Özbekistan ve Kazakistan hudutları içinde bulunan Aral Gölü’nde yaşanan çevre felaketini engellemek emeliyle uygulanacak Amuderya Deltası kıyısındaki alanın ağaçlandırılması projesine, bu ay fidanlık oluşturularak başlanacak.

50 BİN DEKARLIK ALAN AĞAÇLANDIRILACAK

Bakanlıktan yapılan izaha göre, Orman genel Müdürlüğü (OGM) ile T.C. Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığınca (TİKA) Aral Gölü’nde yaşanan çevre felaketinin önlenmesi amaciyla çalışma başlatıldı. Bu kapsamda, Amuderya Deltası kıyısındaki 50 bin dekarlık alanın ağaçlandırılması ve fidan imalatı amaciyla projeler geliştirildi.

YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Amuderya Deltası kıyısındaki alan amaciyla hazırlanan “Ormanların doğal Ortamda tekrar Oluşturulmasına Katkıda Bulunulması ve Orman Çiftliklerinin Donatılması Projesi”nin uygulama protokolü martta Ankara’da imzalanarak yürürlüğe girdi.

Amuderya Deltası ağaçlandırma çalışmaları

Hazırlanan bu projelerin yapım işlerine başlanabilmesi amaciyla eylülde arazi çalışmalarının detaylandırılması ve çalışma takviminin Özbek makamlarla güncellenmesi amaciyla Özbekistan’a ziyaret yapıldı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı teknik personeli, projelerin yapım işlerine ait inşaat ve sulama sistemi kurulması benzeri faaliyetler ile alımı yapılacak makine ve ekipmanlar ile alakalı ilgili firmalarla görüşerek kullanılacak malzemeleri belirledi.

TÜRKİYE’DE EĞİTİM ALACAKLAR

Bu çerçevede ekimde fidanlık yapımıyla işe başlanması ve kasımda fidanlık çalışanlarının Türkiye’de eğitime alınması kararlaştırıldı.

Kurulacak fidanlıkta 2018 Şubat-Mart döneminde sulama sisteminin kurulmasının derhal peşinden fidan üretimine geçilmesi öngörülüyor.

Amuderya Deltası ağaçlandırma çalışmaları

“TECRÜBEMİZİ AKTARIYORUZ”

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, konuya ait değerlendirmesinde, projenin takipçisi olacağını belirtti.

Yıllar evvel içinde her biçimde canlıyı barındıran ve balıkçılıktan ulaşıma Bir hayli alan amaciyla önem taşıyan Aral Gölü’nün, bu erken hatri sayilir büyüklükte ölçüde bataklığa ve çöle dönüştüğünü kaydeden Eroğlu, “Çevresel tek felaket yaşayan Aral Gölü’nün tekrar Daha önceki günlerine dönmesi maksadıyla bu projeyle Özbekistan’a destek veriyor, ağaçlandırma ve fidan imalatı hususlarında tecrübemizi aktarıyoruz.” ifadesini kullandı.

Amuderya Deltası ağaçlandırma çalışmaları

.fr{ float:right; } .vidyorum{ padding-top:0px; margin-top:-20px; font-size:10px; font-weight: normal; } .testimonial-content{ padding:6px 10px 6px 10px; } .yrmBslk{ width:75px; color:#990000; overflow: hidden; float:left; } .testimonial-user{ display:none; width:75px; color:#990000; overflow: hidden; margin-top:5px; } .vybaslik{ color: #3f5fbf; font-weight: bold; }

Suriye’de Savaş Bitiyor, Astana’dan Çatışmasızlık Çıktı: 6 Ay Süreyle Oluşturulacak

Suriye için tarihi bir gün yaşanıyor. Muhaliflerin kontrolündeki İdlib’de çatışmasızlık anlaşmasına varıldı. Suriye’deki çatışmasızlık bölgeleri 6 ay süreyle oluşturulacak, gerekirse uzatılacak.

Kazakistan’ın başkenti Astana’da altıncısı düzen eden Suriye toplantısında Türkiye, Rusya ve İran heyetleri, ülkemiz hududundaki İdlib’te oluşturulacak çatışmasızlık kisminda uzlaşarak üç garantör ülkenin denetim güçlerinin, rejim ve muhalifler arasında çatışmayı engellemek amaciyla alanda konuşlanmasına karar verdi. Zirve sonrası yapılan müsterek izahta “Suriye’deki çatışmasızlık bölgeleri 6 ay süreyle oluşturulacak, gerekirse uzatılacak.” denildi.

KAPANIŞ BİLDİRİSİ OKUNDU

Kazakistan Dışişleri Bakanı Kayrat Abdrahmanov Rixos President Otel’de, Türkiye, Rusya, İran, muhalefet ve rejim heyetlerinin katıldığı anne toplantıda kapanış bildirisini okudu.

İDLİP ANLAŞMASI

Abdurrahmanov, garantör ülkelerin, başşehir Şam’ın doğu Guta bölgesi, Humus’un kuzeyindeki tespit edecek bölgeler, Suriye’nin güneyindeki tespit edecek bölgelerin yanısıra İdlib şehrinde de (Halep, Latakya ve Hama illerinin Bir takım bölümlerini içerecek şekilde) çatışmasızlık bölgesi kurulmasında anlaştıklarını duyurdu.

3 GARANTÖR ÜLKE KONUŞLANACAK

Üç garantör ülkenin denetim güçlerinin, rejim ve muhalifler arasında çatışmayı engellemek amaciyla İdlib ili ve etrafında (Halep, Latakya ve Hama illerinin Bir takım kısımları) kurulacagi bildirilen çatışmasızlık bölgesine konuşlandırılmasına karar verildiğini bildiren bakanimiz Abdrahmanov, dört çatışmasızlık bölgesindeki aktiviteleri editlemek amaciyla Türk-Rus-İran Koordinasyon Merkezi’nin kurulacağı bilgisini paylaştı.

DIŞİŞLERİ DE ONAYLADI

Dışişleri Bakanlığı da mevzu hakkinda yaptığı izahta şu ifadelere yer verdi:

“Üç ülkeden gözlemciler, (İdlib’teki) çatışmasızlık bölgesinin sınırlarını teşkil eden güvenlikli bölgelerde oluşturulacak denetim ve rasat noktalarında konuşlandırılacaktır.”

6 AY SÜREYLE OLUŞTURULACAK

Çatışmasızlık bölgelerinin 6 aylık belli tek süre önlem olarak kurulduğunu hatırladan Abdrahmanov, garantörlerin anlaşmasına bağlı olarak uzatılabileceğini ifade etti.

Abdrahmanov, tarafların DEAŞ ve El kaide ile ilişkili pkk terör örgütleriyle mücadele vermeye etmeye ayni ritimde devam edeceğini vurguladı.

7. TOPLANTI EKİM SONUNDA

Dışişleri Bakanı Abdrahmanov, 7. Astana toplantısının ekim ayı nihayetinde yapılacağını açıkladı.

Toplantıya katılan kaynaklardan alınan bilgiye göre, denetim güçlerinin yerleşeceği alanlar, istikbal teknik görüşmelerde kararlaştırılacak.

Ayrı olarak AA’nın edindiği bilgiye göre, Astana’daki toplantıda, uzunca müddettir müzakereleri süre gelen İdlib’teki çatışmasızlık bölgesinin hudutları da netleştirilerek karara bağlandı.

3’LÜ MEKANIZMA ile alakalı ANLAŞMIŞLARDI

Astana toplantılarının ilki 23-24 Ocak’ta ülkemiz ve Rusya öncülüğünde, iki ülkenin garantörlüğünde sağlanan ateşkesin güçlendirilmesi gündemiyle düzenlenmişti. Türkiye, Rusya, İran, BM, muhalefet ve rejim heyetleri, ateşkesi izlemek amaciyla üçlü mekanizma kurulması ile alakalı anlaşmıştı.

Yalnızca garantör ülkelerin katıldığı 6 Şubat’taki toplantıda izleme mekanizmasına ait teknik detaylar ele alınmıştı. bütün taraflar, 15-16 Şubat’taki 2. toplantıda tekrar tek araya gelmişti. Astana üç toplantısı da 14-15 Mart’ta yapılmıştı. Toplantıda İran’ın, ülkemiz ve Rusya’nın yanı sıra ateşkesin garantörü olmasında anlaşılmıştı.

4. TOPLANTIDA karar VERİLMİŞTİ

Garantörler, 3-4 Mayıs’ta düzen eden 4. toplantıda, rejim ve muhalefet arasında çatışmaların en yoğun olduğu İdlib ili ve çevresi, Humus sehrinin kuzeyindeki belli bölgeler, başşehir Şam’daki doğu Guta, Suriye’nin güneyindeki Dera ve Kuneytra sehirlerinde “çatışmasızlık bölgeleri” kurulmasına karar vermişti.

Beşincisi 4-5 Temmuz’da düzen eden başka toplantıda ise garantör ülkeler, müsterek Çalışma Grubu’nun çatışmasızlık bölgelerinin hudutları üstüne çalışmasına ayni ritimde devam etmesi kararı almıştı.

Toplantı esnasında AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve Rusya’nın, Suriye’nin güneyindeki Dera ve Kuneytra illerini kapsayan çatışmasızlık bölgesinde, ABD’nin de laf sahibi olacağı tek emniyetli bölge kurmak ayrı tek anlaşma yaptığı alana çıkmıştı. Yürürlüğe 9 Temmuz’da giren ateşkesi denetlemek amaciyla Rus askeri polisi bölgeye konuşlanmıştı.

Rusya müdafaa Bakanlığı, 22 Temmuz’da da Şam’ın doğusunda rejimin kuşatmada tuttuğu doğu Guta kisminda mütareke amaciyla anlaşıldığını duyuru etmişti. Rusya,3 Ağustos’ta da Humus’ta mütareke sağlandığını duyurmuştu.

KRİTİK BÖLGE İDLİP

İdlib, dahil savaşın en ağırbaşlı noktası olarak dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Bir gün evvel yaptığı izahta İdlib’in de çatışmasızlık bölgesine dahil edilmesini beklediklerini söylemişti.

Erdoğan’dan ABD’ye Zafer Çağlayan Tepkisi: Bu İşlerin Arkasında Çok Pis Kokular Geliyor

ABD’de Zafer Çağlayan’a dava açılmasına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu Türkiye’ye yönelik bir adım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda Kazakistan’a hareketi öncesi açıklamalarda bulundu. ABD’de yengi Çağlayan’a dava açılmasıyla alakalı suale cevap veren Erdoğan, “Eski ekonomi bakanımza baz alinarak atılan bu adımı bendeniz T.C. devletine baz alinarak tek adım olarak değerlendiriyorum. Bu işlerin arkasından çok kirli kokular geliyor.” diyerek reaksiyon gösterdi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

Kazakistan’la işbirliğimizin dahada da güçlendirilmesi ile alakalı neler yapabileceğimizi ele alacağız. Ziyaretimiz vesilesi ile çeşitli anlaşmalar imzalayacağız. İslam İşbirliği örgütü 1. bilim ve Teknoloji Zirvesi’ne de iştirak edeceğiz. hemide ikili münasebetlerimizi ayni vakitte da Suriye, Irak, Filistin, Myanmar başta olmak üzere mühim bölgesel gelişmeleri görüşeceğiz.

ARAKANLI MÜSLÜMANLARA YARDIM

Eşim ile Dışişleri Bakanımız, oğlum, Aile ve yasamsal siyasetler Bakanımız da Rohingyalı Müslümanları ziyaret ettiler. Yardımlarımızı gereksinim sahiplerine ulaştırıyoruz. Bir takım konularda netice almaya başladık. TİKA 1000 tonluk yardımın dağıtımını gerçekleştirdi. 10 bin tonluk yardımı planlıyoruz. eğer Bangladeş idaresi bize tek bölgeyi belirleme edebilirse orada çadır kamplar amaciyla deneyimimizi oraya aynen taşımak, dahada yaşanabilir çadır kampları kurmayı planlıyoruz.

Açıklamalara yabancı değiliz. Ne yazık ki 15 yıldır, bizi hep bu tür açıklamalarla oyaladılar. Aynı izahlar ayni ritimde devam ediyor. Türkiye’deki referandum döneminden evvel Avrupa ülkelerinin bizlere karşı takındığı tavır çok açık, net ortadaydı. Şahsım başta olmak üzere bakanlarımızın birçoğuna kendisinin ülkelerine giriş desturu vermediler. Halbuki, bu onlarla alakalı tek şey değildi. Bu ülkemizdeki tek referandum sürecine, orada yaşayan soydaşlarımızın demokratik haklarını o ülkede özellikle kullanma hakkıydı. Teröristlerin kendisinin ülkelerinde bakıyorsunuz konferansla bağlanmalarına da tekrar müsaade ettiler. Biz bunları kendilerine sorduğumuz vakit da bize hiçbir cevap veremediler. Şu anda da kendisinin içlerinde birbirlerine girdiler.

Yatıyorlar kalkıyorlar, AK Parti, Türkiye, Erdoğan. Bizimle ne işiniz var ya. Erdoğan’a, Türkiye’ye vurmak size oy mu kazandıracak. Artık ülkemiz Bir hayli şeyleri aşmış vaziyette. Bu ufku ülkemiz aştığı amaciyla de bunlar rahatsız oluyorlar.

ZAFER ÇAĞLAYAN AÇIKLAMASI: BU İŞİN ARKASINDAN PİS KOKULAR GELİYOR

(ABD’de yengi Çağlayan ile alakalı iddianame) Bu mevzu Sahiden çok çok enteresan tek konu. bendeniz ülkemiz Cumhuriyeti’ne baz alinarak tek adım olarak değerlendiriyorum. Biz İran’a yaptırım uygulamıyoruz ki. Bizim İran’la duygulu ilişkilerimiz var. hukuki mantık içinde yorumlanamaz. Atılan bu adımlar Tamamiyle siyasidir. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ tek kez bu konuyu, bu gidişimizde orada da allahın izniyle müzakere fırsatı buluruz. Bu işlerin arkasından çok kirli kokular geliyor. Rıza Zarraf, milletçe Bankası ile alakalı mevzu da öyledir.

TÜRK KORUMALARA DAVA

savunmalar ile alakalı dava açtılar. Bu AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ yönetiminin düşmüş olduğu aczi gösteriyor. Kendilerine de bunlar bildirildi. hatri sayilir büyüklükte tek hükümet olabilirsin ama adil hükümet olmak başka tek şeydir. Adil tek hükümet olmak haklar sisteminin adil olmasından geçer.

ALMANYA SEÇİMİ

Almanya’da AD-D adli tek parti kuruldu. Soydaşlarımız, bu seçimde lokal tek alanda seçime giriyorlar. Onlar da ismimizi oradaki Türkleri birleştiri kılıyor olmasından kullanıyor olabilirler. tek güç katacaksa hayırlı olmasını dilerim. Orada yaşayan soydaşlarımızın da gücünü görme itibariyle isabetli olacak diye düşünüyorum.

BAŞKAN YARDIMCILIĞI TARTIŞMASI

Doğmamış çocuğa don biçiyorlar. Sayın Bahçeli ile şu süreçte partimiz gayet iyi tek diyalog içinde oldu bundan sonraki süreçte de diyaloğun güçlenerek devamı, Türkiye’nin geleceği itibariyle çok çok önemli. müzakereler çerçevesinde her şey olabilir. cumhuriyet milletçe partisi ve HDP’ye baktığınız vakit bunların türk mali ve ulusal tek yanı yok. Tam aksine bunlar bu ülkeye saldıran, Batı’ya şikayet etmek suretiyle nereden önünü keseriz bunun çabası olanlarla ortak yönetim halindedir.

SİLAHLI İHA’LARLA İLGİLİ TARTIŞMA

anne muhalefet partisinin tek temsilcisi çıkıyor; “SİHA’lar sivilleri vurmuş”. Nerede o siviller. SİHA’lar teröristleri vuruyor. Bunu CHP’nin temsilcileri vs. durduramaz. bendeniz beklerdim ki CHP’nin öncüsü çıksın, “Ey Tanrıkulu, sen kimden yanasın. Güvenlik güçlerinden yana mısın?”

Biz silahlı İHA’larımızı yaptık. Artık pkk terör örgütü kaçacak delik arıyor. Bu beyler can veren teröristleri müdafaa eder vaziyete geldiler. Biz sizleri tanıyoruz zaten. Bu alanda da müdafaa sanayimizi geliştiriyoruz. Silahlanmamızı da gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz. Yeter ki bunları türk mali ve ulusal olarak gerçekleştirelim.

VARLIK FONU BAŞKANI’NIN GÖREVDEN ALINMASI

Varlık Fonu’nda hedeflenen, arzulanan tek asama olmadı. Bu olmayınca sayın Başbakan, Varlık Fonu ona bağlıdır. Cumhurbaşkanı olarak benimle rastgele tek irtibatı yoktur ama biz bunları istişaretisini yaparak bu konuyla alakali kararımızı alırız. Gelişmeleri gördük, bunun benzeri yürümeyeceğine karar verdik. Sayın Başbakan da bu konuyla alakali adımını attı, hayırlı olsun diyeceğiz. Varlık Fonu’nu bizim tekrar tek reorganize etmemiz şart. Kazakistan dönüşü o adımları atacağız.