İhlas Vakfı’nın yabancı öğrencileri, Edirne’ye hayran kaldı

Gençlik ve Spor Bakanlığının, Gençlik Projeleri Destek Programı çerçevesinde, İhlas Vakfı Bahçelievler Öğrenci Yurdunun ‘Bir iz’ projesi dahilinde, yurtta kalan yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin Edirne gezisi gerçekleştirildi.

Edirne’yi gezen ve gezdikleri yerler ile alakalı yazar Halil Delice’den bilgi alan yabancı öğrenciler, “Gördüğümüz tarihi yapıtlar bize, Osmanlı’nın medeniyetin zirvesi olduğunu gösterdi, özellikle  us hastalarının meşguliyetle rehabilitasyon edildiği hastaneye, sadaka taşına, Selimiye Camisi’ne, Kırkpınar’ın temsil ettiği değerlere hayran kaldık” dedi.

İhlas Vakfı Yurtdışı Koordinatörü Osman Gül’ün organizatörlüğünde gerçekleştirilen yolcu sırasında, Edirne araştırmacısı, medya mensubu yazar Halil Delice, Edirne’de binlerce tarihi eserin yok edildiğini, arkada var olan tek avuç eserin, Osmanlı’nın, Edirne’nin medeniyetin, insanlığın, merhametin, adaletin zirvesi olduğunu göstermeye yettiğini söyledi.

Öğrencilere, Selimiye, Üç Şerefeli ve Daha önceki Cami, Hasan Sezai Hazretleri Dergahı, İkinci Beyazıt Külliyesi, müzeler, tertemiz Saray kalıntıları, Kırkpınar’ın yapıldığı Sarayiçi, Meriç ve Tunca üzerindeki tarihi köprüler gezdirilerek mekanlar ve bunların temsil ettiği tarihi değerler ile alakalı Halil Delice tarafından bilgi verildi.
Selimiye Camisi’nin tam tek kainat modeliyle, yedi kat gök ve Arş misal alınarak sekiz kat olarak inşa edildiğini, camin tam ortasındaki müezzin mahfilinin Kâbe’yi temsil ettiğini söyledi, 98 tür lale motifinin ve zit lalenin sırrını anlattı. “Selimiye, dünyanın en muhteşem tarihi eseridir. Bu eserde, kubbedeki kırk pencerenin, kubbeyi taşıyan sekiz sütunun, minber basamaklarının yirmi dört olmasının, avludaki on sekiz kubbenin, dört minarenin, on iki şerefenin ve diğerlerinin netlikle ve netlikle hepsinin tek manası vardır” dedi.

Osmanlı medeniyetin neden zirve olduğunu, sadaka taşının anlatmaya yeteceğini söyleyen Delice, “Çocukların eremeyeceği yükseklikte tek mermer sütun var olan Sadaka Taşı’nın tepesinde tek çukur vardı. Buraya zenginler kimse görmeden kazanç bırakır, fakirler de ihtiyacı civarindan alırdı” dedi.

Kırkpınar’ın tek alperenler yadigarı, vatan edinme destanı olduğunu belirten Halil Delice, “Kırkpınar, ermeydanı var olan yeryüzünde, insanoğlunun hayatı süresince şeytan, nefsi ve perişan etrafına karşı yaptığı mücadeleyi ve bu ugras nihayetinde sonsuz güzelliğe kavuşmasını temsil eder” açıklamasında bulundu.